Papanın Yamasız Cübbesi
Bu papa, çok zengin baba!
Oysa acılar içinde,
Fukara adamlar yaşadı dağlarda.
Odun kesip toprağı eştiler,
Paylaştılar emeği.
Yedikleri bir lokma,
İçtikleri kanıydı İsa'nın.
Yamalı cübbeleriyle
Uzun, dikenli yollarda,
Keskin taşlar, kanatırdı ayaklarını.
***
Krallar, talan ordularını çıkardı sefere,
Sandığı doldurmak için.
Soylular, ovuşturdu nasırsız ellerini,
İmtiyaz berâtı için.
Hamiyetli şovalyelere söylettiler,
Kurtuluşun kılıçtan ezgisini.
***
Köyleri, kasabaları aştı ferman,
Ulaklar, yokladı kilitsiz kapıları tek tek,
Okundu meydanlarda gür sedâ,
Rüzgâr, taze bulduğu ne varsa kapıp götürdü,
Bıraktı meçhul masal cehennemine,
Çer çöp...
Gerisi öylece kalakaldı.
***
Oysa yenilmedi,
Perhizini bozmayan yalınayak adamlar,
Kışkırtmadılar miskini yoksula,
Bir nefsi, bir nefse...
Yolcu gibi fırtınalı günlerde,
Sığındılar geçitteki derin mağaraya.
***
Onlar her gece,
Ashab-ı Kehf'in kardeşleri,
Havarileri gördüler rüyalarında,
Aslanlar, hemen kediye dönerdi,
Hastalar iyileşirdi bir yudum suda.
***
Bu papa, çok zengin baba!
Kaftanı ağır taştan, firuze,
Kuyruğunu sürüyor bak!
Asker topluyor yine
Efendimiz'i gammazlayan
Kardeş katili,
Çıfıt ordusuna!
