Hıdırlık Tepesi Bizi Bekliyor…
Kıymetli Okuyucularım,
Bu hafta sizlerle Taraklı’nın köklü geleneklerinden biri olan hayır pilavları ve özellikle de son yıllarda ihmal edilen Hıdırlık Pilavı üzerine birkaç söz etmek istiyorum. Aslında Hıdırlık Tepesi’nin mevcut durumunu daha önce de birkaç kez gündeme getirmiş, bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmıştım. Ne var ki aradan geçen zamana rağmen tepeyi ziyaret edenlerden hâlâ benzer olumsuzlukları duymaya devam ediyorum. Bu nedenle, bizi biz yapan bu değerlerimizi ve geldiğimiz noktayı yeniden birlikte değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.
Taraklı’nın yüzyıllardır süregelen kültürel zenginliklerinden biri olan hayır pilavları, yalnızca bir yemek organizasyonu değil; aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın ve maneviyatın güçlü bir yansımasıdır. Hasat öncesi bereket dilekleriyle yapılan bu etkinlikler, dualarla başlar, dostluklarla büyür ve birlik ruhuyla anlam kazanır.
Mahalle mahalle, köy köy kurulan kazanlarda pişen etli bulgur pilavı; yanında yufka ve ayranla birlikte ikram edilir. Her hanenin katkı sunduğu bu organizasyonlar, komşuluk ilişkilerini güçlendiren önemli bir sosyal bağdır. Sofralar önce erkekler için kurulur, ardından kadınlar bir araya gelir. Bu düzenin içinde saygı, gelenek ve paylaşım iç içedir.
Eskiden bu hayır pilavlarının ayrılmaz bir parçası olan karakucak güreşleri ise ayrı bir heyecan katardı. Her mahalleden çıkan pehlivanlar çimlerde er meydanına çıkar, dostça rekabetin en güzel örneklerini sergilerdi. Ne yazık ki son yıllarda bu gelenek de eski canlılığını kaybetmiş durumda.
Değerli Okuyucular;
Asıl üzerinde durmak istediğim konu, Taraklı’nın simgelerinden biri olan Hıdırlık Tepesi’nde düzenlenen Hıdırlık Pilavı’dır. Bir zamanlar ilçenin en önemli buluşma noktalarından biri olan bu etkinlik, ne yazık ki son yıllarda yapılamamaktadır. Oysa Hıdırlık Tepesi sadece bir seyir noktası değil; aynı zamanda manevi değeri yüksek bir mekândır. Tepede bulunan türbe, geçmişten bugüne uzanan inancın, duanın ve hatıranın sessiz bir temsilcisidir.
Ne var ki bugün geldiğimiz noktada, bu anlamlı mekânın bakımsızlığı yürek burkmaktadır. Hıdırlık Tepesi’nin temizliğinin dahi yeterince yapılmaması, bu kültürel ve manevi mirasa gösterilen ilginin ne kadar azaldığını gözler önüne sermektedir. Kimi zaman dile getirilen “Dünya çapında bir pilav etkinliği düzenleyeceğiz”!! söylemleri ise mevcut tabloyla örtüşmemektedir. Söylemler ile gerçekler arasındaki bu uçurum, toplumda hayal kırıklığı yaratmaktadır.
Artık sözden çok samimi ve kalıcı adımların atılması gerekmektedir. Kültürel mirasımızı yaşatmak istiyorsak, önce ona sahip çıkarak, değer verdiğimizi göstermeliyiz. Hıdırlık Pilavı’nı yeniden canlandırmak; sadece bir geleneği sürdürmek değil, aynı zamanda Taraklı’nın hafızasını, ruhunu ve ortak vicdanını yeniden ayağa kaldırmaktır.
Hayır pilavları yine başlıyor. Her hafta sonu mahallelerimizde kazanlar kaynayacak, dualar edilecek, sofralar kurulacak. İnsanlar bir araya gelecek, hatıralar tazelenecek. Dileğimiz; bu güzel buluşmaların son halkasının yeniden Hıdırlık Tepesi’nde kurulmasıdır.
Çünkü orası sadece bir tepe değildir…
Orası, duaların gökyüzüne yükseldiği, geçmişin bugüne emanet edildiği bir yerdir.
Orası, bir türbenin gölgesinde, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğin sessizce bizden sahip çıkılmayı beklediği yerdir.
Ve belki de en acısı şudur:
Biz sahip çıkmadıkça, o tepe susacak…
O türbe yalnız kalacak…
Ve bir gelenek, hatıralarımızın arasından usulca çekilip gidecek.
Hıdırlık Pilavı yaşatılmalıdır.
Ama önce, Hıdırlık Tepesi yeniden hatırlanmalı
Hepinize sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum. Haftaya yeniden buluşmak ümidiyle…
Hoşçakalın…
#tarakli #hidirlik-tepesi #hayir-pilavi #kulturel-miras #gelenekler #izzettin-komurcu #toplumsal-dayanisma
