Geri
Çınar Harita

Gözümüz Aç Değil, Açık Olsun

Gafletin gölgesinde gizlenen gerçekler, garibin gözyaşıyla görünürken; gayemiz, gösterişsiz gönüllerle gölgelenmiş garipleri gözetmektir.
Enes ÇINAR Enes ÇINAR
Yayın: Güncelleme:

Geceye doğru koşan akşam saatlerinde ıslak kilitli parke üzerinde ya da dağılmış bir pazar yerinin orta yerinde, İzzettin Kömürcü'nün satırlarından süzülüp kalbime oturan o sessiz manzara... Bir anne ve iki çocuğu, ezilmiş domateslerin, çürümeye yüz tutmuş yeşilliklerin arasında yaşamın provasını yapıyor. Gösterişli plazaların, lüks sitelerin gölgeleri pazar tezgahlarının üzerine düşmüyor belki bizim yöremizde, ama biraz daha iyi otomobillerin içinde, taze modern mobilyaların üzerinde, özeeliklerini kullanmadığımız son model telefonların ekranlarında bizler hangi masalların ninnisiyle uyutuluyoruz acaba? Dünyanın hızlandırılmış yavaşlığına ayak uydurma kavgası içinde, sokağımızdaki feryadı duymayacak kadar sağırlaşmış kulaklarımızla mı kurtaracağız insanlığı? Göremeyecek kadar kör mü oldu gözlerimiz ki, temizlemek yerine su serperek mi vacdanlarşacağız?

Geçmişin tozlu raflarından indirilmiş, rivayetlerin süslü kılıflarına sarılmış bir din algısı bile, gözlerimizi uzağa, hep çok uzağa dikmemizi öğütlemiyor ki... Nedense Afrika'nın kurak çöllerine kurban bağışlamak, hiç tanımadığımız kıtalardaki, bilmediğimiz sokaklardaki faturaları ödemek vicdanlarımızı aklayan birer modern endüljans belgesine dönüşmüş. Oysa minberlerden yankılanan o dramatik menkıbeler, "kırkta bir" gibi matematiksel bir formüle indirgenmiş soğuk zekat anlayışı, yanı başımızdaki açlığı örtmeye yetmiyor. Yetmeten yüzde iki buçuk değil; ellerimiz. Ekranda ağlayan hocaların anlattığı o rasyonellikten uzak tasavvurlar, sokağımızdaki gerçeğin çıplaklığına bir hırka bile olamamasını söylemiyor bize. Dini, bir vicdan rahatlatma şovuna çeviren bu kültürel sapmanın ortasında, doğru dürüst insan azaldı ortalık yerde, doğru sözlerin azlığı kadar. Öğütler bozulsa da bozulmadılar bizim kadar.

Gökyüzünden inen soyut ve ulaşılamaz bir öğreti değildir Kur'an'ın infakı; bizzat yere, toprağa, sokağa ve insana dokunan, hayatı yeniden dizayn eden ilahi bir nizamdır. Nahl Suresi 90. ayet her cuma kulaklarımıza bir uyarı gibi çarpar: "Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder." Buradaki "kurba", sadece kan bağının nüfus kütüğüne hapsedilmiş bir kelime değildir; yakındakini, fiziksel ve mekansal olarak burnunun dibindekini işaret eder. Bakara Suresi 215'te "Nereye infak edelim?" diye soranlara, soyut uzaklıkları değil; en yakını, anneyi, babayı, akrabayı, yetimi, yolda kalmışı gösteren o yalın ve kesin doğruluk vardır. İhtiyaçtan arta kalanı ya da gücünün yettiği kadarını yahut nefsinden koparabildiğin kadarını (el-afv) vermeyi emreden, zekatı ve sadakayı bir yaşam biçimi, bir istihdam kapısı, bir toplumsal diriliş modeli olarak sunan bu kitabın neresinde yazar, komşusu açken gösteriş için kıta aşmak? Al-i İmran 134'de "Darlıkta ve yoklukta Allah'yolunda harcayanları" anlatılırken... 

Günler geçiyor, yine bir kurban telaşı sarıyor etrafı. Kurban kelimesi köken olarak "yakınlaşmak, yaklaşmak" demekken, biz yardımı binlerce kilometre uzağa göndererek neye ve kime yaklaşıyoruz? Bir tas çorbaya hasret o pazar yeri annesini, mahalledeki sessiz fukarayı görmezden gelip, aracı kurumların bize gönderdiği "bağışınız ulaştı" SMS'leriyle mi cennetten bedavaya yer ayırtacağımızı sanıyoruz? Yakınımızı görmeden uzağa bakmak, şefkat değil; belki de sorumluluktan, göz göze gelmekten ve gerçek bir efor sarf etmekten kaçmaktır. İnfak, uzağa havale çıkarıp köşeye çekilmek değil; yakındakine el verip onu ayağa kaldırmaktır, ona iş sahası açmaktır, onun derdiyle hemhal olmaktır.

Gelin, kimseyi yadırgamadan, suçlamadan, sadece sevgiyle ve bilinçle onaralım bu yıkığı. Bir pranga gibi ayağımıza dolanan o şekilci ritüellerden, sonradan uydurulmuş menkıbelerden kurtulup, kalbimizin ve aklımızın pusulasını önce yanı başımıza çevirelim. İnsan, insanın kurdu değil, yurdudur. O pazar artıkları toplanmadan önce, bir el uzansın o anneye. Gözlerimiz artık doymaz bir iştahla "daha çok" sevap hanemizi kabartmaya, ruhumuzu sahte tatminlerle doyurmaya "aç" olmasın; gözlerimiz sokağımızdakini, apartmanımızdakini, mahallemizdekini görmeye "açık" olsun. Bilmek bazen ağır gelse de, gerçeğin o aydınlık ipine tutunarak, sevgiyi uzak diyarlara postalamadan önce kendi sokağımızda yeşertelim. Gözümüz açık olsun ki, birbirimize yurt olabilelim.

#infak #yardimlasma #toplumsal-duyarlilik #zekat #kurban #vicdan #sosyal-sorumluluk

Yorumunuzu Ekleyin

Adı-Soyad
E-Posta
Yorum
İşlemin Sonucu
  • Yorumlar T.C. Yasalarına aykırı olamaz.
  • Hakaret içeren yorumlar, yayınlanmasa bile yasal mercilere iletilebilir
  • KVKK Kapsamında, bilgileriniz, yasal merciler hariç kimseyle paylaşılmaz.
  • Formda doldurduğunuz bilgiler ve IP adresiniz sisteme kaydedilir.
  • Yorumunuz onaylanıp yayınlandığında, sadece yorum, isim ve yorum tarih saati gösterilir.

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Ağustos 2023 Güncel Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri, Taraklı Otobüs Saatler 2021, Taraklı Otobüs Tarifesi, Taraklı Sakarya ilk otobüs ne zaman? Taraklı - Sakarya Son Otobüs Ne zaman? Sakarya Taraklı İlk Otobüs Ne Zaman, Sakarya Taraklı Otobüs Saatleri, Taraklı Koop Otobüs Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.