Geri
Çınar Harita

Üç Harfliler

Mustafa Özbilge'nin Üç Harfliler üzerine yazdığı hikayeye ne kadar uzağız?
Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge
Yayın: Güncelleme:

-Siz benim muzları böyle bıraktığımı gördünüz mü hiç?
-Yok Hakan Bey, ben işe gireli üç gün oluyor.
-Paletteki diğer meyveleri getirin öyleyse. Ya da zil çaldı, kasaya gidin önce!
***
Ben kasayı severim. Kasa benim canım. Koşarım uçarcasına kucağına. Onun için buradayım. Aklımı fikrimi bıraktım kitapların arasında. Ne iyi şeysin sen kasa?
***
-Hadi be kardeşim, acelemiz var! İki kişi bekleseniz ne olur şurada!
-Sarımsağın kodunu biliyor musunuz Gülümser Hanım?
-Listede yok mu?
-Baktım ama...
-18153746
-Teşekkürler...
***
Zeka yakışıyor insana. Bu tek tip kıyafet de yakışıyor bazılarına. Aynı işi yapmak da ne iyi şeymiş. (Poşet ister misiniz?) Beraber yorulmak... İnsanlığa hizmet etmek... Yesinler, içsinler, çamaşırlarını yıkasınlar. (Kart mı, nakit mi?) Mutluluğun burada, hemen yanı başımda olduğunu keşke biraz erken bilseydim. Daha önce girerdim işe. Yani bir ay önce onunla beraber...
***
-İade mi?
-Gülümser Hanım, iade olacakmış.
-Bir dakika şunu geçeyim geliyorum. Ya da kartı alın. Hatırlıyor musunuz nasıl yaptığımızı iadeyi?
-Evet.
***
Benim bu tarz işlere kafam çalışmazdı. Ne oldu da her şeyi tek seferde kavrayabiliyorum? Bildiğini bilmek yakınlaştırıyor. Yani felsefedeki bildiğini bilmek değil. Onun bildiğini bilmenin arzusu... Mesela 18153746 sarımsağın kodu. İkimizin de ezberinde artık.
***
-Onayladı mı?
-Onaylamadı banka. Müşteri, müşteri nerede? Çıktı mı mağazadan?
-Koş, kapıda!
-Beyefendi! Kartınız onaylanmadı.
-Onay almadan müşterinin gitmesine müsaade etmeyin! Yakaladınız çok şükür.
***
Bu da bir hatıra işte. (Şifre girerseniz daha iyi olur, temassız okumadı.) Kendi cebimden mi ödeyecektim açık çıkınca? (Bant çalışmıyor, ürünleri bu tarafa getirebilirseniz...) Ben hep kârdayım kasada durdukça. Hem şirket kazanıyor hem ben. 
***
-Bir şey mi soracaksın?
-Şeker paketi patlak! Şekeri ne yapalım Gülümser Hanım?
-Kenara bırakın.
-Başka bir paket alabilirsiniz reyondan. Bekliyorum...
***
-Müşteriler azalınca buzdolabındaki tarihleri kontrole gitmeliyim.
-Ben kontrol edebilirim.
-Yapabilir misiniz?
-Elbette...
-Tamam, teşekkürler. Ben kasada devam edeyim. Tarihi geçmiş ürünleri depoya götürürsünüz.
***
Fedakarlığın da bir tadı varmış. Hem de şu indirime giren bademli çikolatalardan daha tatlı. Kokusu varmış ananas gibi mango gibi tropikal... Sen otur, ben hepsini yaparım diyesi var insanın da... Oturacak yer yok...
***
-Ne yapıyorsun?
-Tarihî kontrol...
-Anlamadım.
-Tarihleri kontrol ediyorum.
-Paletteki meyveleri indirdin mi?
-Yapacaktım... Şu iş karıştı.
-Her şeyin bir sırası var! Bırak o işi palete git. Hızlı ol! Bu kameralar boşuna değil. Adamlar bizi izliyor.
***
Tarihleri kontrol ederim, dedim. Yalancı çıkacağım kıza. (Kartonları katlayıp depoya götürün Salim Bey!) Beni yanlış anlayacak... Sözünü tutmayan Salim! Beceriksiz Salim diyecek... Palettekileri çabuk indirirsem buzdolabına yetişirim. (Şu etraftaki arabaları da toplayın!) Zaten topu topu iki kasa elma, iki kasa soğan, iki kasa patates, bir kasa patlıcan, bir kasa biber... Soğanın kabuğu, patatesin çamuru... (Şurayı süpürmeyi unutmayın!) Aklımda zaten... Süpürmek tarihi geçmiş ürünleri dolaptan fedakârlık olsun diye akıncı beyleri gibi bademli çikolatadan tatlı, ananas ve mangodan kokulu... Zil çaldı! Ne zaman yığıldı müşteriler? Yeni gelmemiş miydim kasadan?
***
-Benim pos cihazında sorun var! Sadece nakitleri bu kasadan alabilirim. Menşei yazıyor. Bakın yerli mercimek, Osmancık pirinci, Meksika değil. Kartla ödeyecekler karşı kasaya geçerse...
-Salim hayırlı olsun! 
-Sağol komşu anne...
-Annen söyledi, pek sevindik işe girdiğine. Böyle marketlerde çalışmam demiyeceksin işte! Üzülüyordu kadın... Tarih mi okuduydun sen? (Poşet vereyim mi? Yok, bez çantam var.) Üç yıl oldu okul biteli değil mi? Bak benim büyük oğlan da işe ilk girdiğinde asgari ücret alıyordu. Şimdi ikiye katladı. Sabır sabır. (Kasadan fiş çıkmıyor?) Oturacak bir tabure vermiyorlar mı size? (Çekmecede rulo var.) Hep ayaktasınız. Yer sizden kuvvetli oğlum... Olsun olsun... Gençsiniz. Her şey gençlikte... 
***
Gözleri siyah. Siyah göz olmaz derler. Koyu kahverengidir o. Kalem çekmiş belli. Tarihleri kontrol edip etmediğimi sormadı. Sorarsa az kaldı, tamamlanıyor derim. Az kaldı demek, yalan değil. Bu kedi de marketin kedisi galiba. Bir şey demediğine göre kedileri seviyor. Ben de seviyorum. (Beş kiloluk kedi maması yok. Kiloluk var hanımefendi. Yaş mamalar daha küçük pakette.) Sen kedilerden hoşlanmazsın Salim. Yok ya... severim aslında, bizim kapıdakiler arsız, onun için... Ama bu tekir kedi ne kadar da şirin... Kedi onun ayaklarına dolanıyor. Kediler sadece mamanın kokusunu değil, sevginin de kokusunu duyuyor. Bak bu kediyi şimdi daha çok sevdim. Bir ad vermek lazım buna. (Galeta unu var mı?) Bir adı vardır ama... İşte Galeta pek uygun. Adı Galeta olsun.
***
-Salim Bey, kasada bozukluk kalmadı. Ben arkaya geçiyorum. Az önce bozuk para getirdiler. Onları saymam lazım. Siz idare edersiniz burayı.
-Gülümser Hanım, siz benim kasaya geçin. Nasıl olsa kartlı alışveriş burada aktif... Ben bozuklukları sayarım.
-Tamam, yemeği de halledip gelirsiniz o zaman.
***
Şimdi üç işim var: Paleti boşalt, tarihleri kontrol et, bozuklukları say, manav reyonunun önünü süpür, kartonları topla, yemek ye... Altı...
***
-Salim Bey palet hâlâ inmemiş.
-Kasaya geçmiştim, yoğunluk vardı, hallediyorum. 
***
Evde otur otur hamlamıştım. Bu sebze kasalarını kaldıra kaldıra kollarım güçlenecek. (Ekmek için eldiven nerede?) Hijyen önemli tabii... Dayım, kırk yıllık fırıncıdır. Parayı tuttuğu elle ekmeği verdiği el hep aynıydı. Ama eskiden böyle hastalık yoktu. Bu kadar çeşit ekmek de yoktu memlekette.
***
-Tır geldi, sevkiyat var Salim Bey!
-Tamam palettekileri bitirdim, geliyorum. 
***
Süpürmeyi sonra yaparız. Zaten kirlenecek yine. Parayı sayamadık bir türlü. Nümizmatiğin gönlü kırılacak. Tarihler beni bekliyor... Tarih, adı üstünde, geçer... Tarihi güzelleştiren insandır. (Mikrodalga fırın gelmedi mi?) Ama makro tarihten, vakanüvistlikten, mikro tarihe bir türlü inemiyoruz. Halbuki küçük hikayeler lazım bize. Onlar üzerinden daha iyi okuyabiliriz zamanı.
***
-Bak Salim, bu işte en önemli şey raf düzeni. Anlıyor musun beni? Boş kaldıkça rafları düzenle. Özellikle züccaciye ürünlerinin olduğu orta reyonu...
-Tamam, dolaptaki şu tarihleri kontrol edip düzenleyeceğim.
-Önce rafları düzenle!
***
Nizam-ı âlem her şeyden önemli! Türk devlet felsefesinin temeli bu. Şimdi müşteri bu kaosu görürse kazan kaldırır. Yok kaldıramaz. Kazanı yeniçeri kaldırır. Yani biz, kul kısmı... Ben reayayım, ne yeniçerisi! Yok berayayım. Vergiden muaf değilim ki... Halayık, son kullanma tarihlerini kontrol et, bozuklukları say dedi. Aaa... Bana muhacirim dememiş miydi?
***
-Salim Bey etiketler güncellendi mi?
-Haberim yok Müdür Bey, bana söylenmedi?
-Gülümser Hanım'ın haberi vardı. Listeyi ondan alın.
-Etiketler güncellenecekmiş Gülümser Hanım, listeyi istedi Müdür Bey.
-Liste burada, ben götürürüm. Yemek yediniz mi siz?
***
Emeğin bereketi, ilgiyi doğuruyor. Benim yemek yiyip yemememle ilgilenmesi, emeğin paylaşımıyla ilgili. Burada olmamı tek başına anlamlı kılan şey gerçekleşti. Yemek yediniz mi? (Tam yağlı süt kalmadı. Yarım yağlı hepsi.)
***
-Hallettim yemeği.
-Siz kasayı bekleyin, ben yemekten sonra etiketleri güncellerim. (Gezen tavuk...)
***
Görüntüye aldanma derler. Ben görür görmez anlayışlı biri olduğunu anlamıştım. (Fişi atayım mı?) Yüzü güzel, sesi de güzel... Marketi açarken kulaklık vardı kulağında. Demek müzik dinlemeyi seviyor. (O ürünün kodu yok hanımefendi. Evet, sabah da bir müşterimiz sormuştu. Etiketi kaybolmuş. Bizle ilgili bir durum değil) Gürültüyü engelleyen yeni kulaklıklar geldi. Dolaba kendisi yerleştirdi. Ay sonu olsaydı alıp hediye ederdim. Sonra açlık ne ki... Bir simit yetiyor insana gün boyu... İnsanı yaşatan midesi değil, sevgi. Gün boyu; çay ve kahve içmeden de yaşayabiliyorsun. Bağımlı olmayacaksın hiçbir şeye. Rahmetli babam; yemeden, içmeden böyle şevkle çalıştığımı görse gurur duyardı oğluyla.
***
-Elektrikli bisiklet gelmedi mi?
-Gelmedi henüz?
-Reklamda bugün diyor. Ne biçim şey! Başkalarına mı ayırıyorsunuz ürünü?
-Bilmiyorum.
-Ayırmıyoruz demiyorsun, bilmiyorum diyorsun. Kaçak konuşuyorsun.
-Yok efendim, benim elektrikli bisiklet hakkında herhangi bir bilgim yok.
-Öyle öyle... her işte olduğu gibi burada da torpil dönüyor. Takipteyim... Biri buradan aldık derse şikayet edeceğim.
***
Kimin için sinirleneceksin Salim. Senin adın bir defa Salim. İnsan, bir ülküye kendini verirse nefsinden salim olur. Ben melamet hırkasını kendim giydim eynime... Her dönem bâtınî hareketlere dikkat eder devlet. Nesîmî'nin tavuğunun tarihi mi geçmiş?
***
-Şey Efendim ben onu değiştireyim. Bekleyin siz burada.
-Kasayı bırakıp nereye gidiyorsun oğlum?
-Geliyorum hemen...
-Tövbe estağfirullah...
***
Derisini yüzerler adamın, bâtınî hareketlere müsamaha göstermez tarihi geçerse bir tavuğun. Şu işi bitiremedin be Salim... Ya Halayık Sultan olsaydı kasada... Ya ona patlasaydı bu müşteri... Halayıktan sultan mı olur deme! Niye olmasın? Padişahla evlenir, erkek çocuk doğurursa Haseki sultan bile olur.
***
-Özür dileriz efendim. Gözden kaçmış. Teşekkür ederim.
***
Her şey teori değil bu hayatta. Avrupa tarihi bu diyalektikle iyileşmişmiş... Tröstmüş, tekelmiş, kartelmiş... (Parfümlerin kapaklarını açmaya gerek yok. Numuneleri önünde, tecrübe edebilirsiniz efendim.) Sendikal hareketlermiş... Devlet güçlü olacak bir defa. Hobbes'un mu Hegel'in mi devleti halkını koruyacak parfümlerin sömürüsünden. Ama düzen değişmezse... (Mor sümbül kalmadı, beyaz var efendim.) mevsim değişir. İşte bahar mevsimi gürül gürül... Gülümser'in mevsimi... Gülümser beyaz, sümbül gibi taze... (Arkadaşımız yemekte olduğundan tek kasa çalışıyoruz. Tamam basıyorum hanımefendi. Mor olan kalanşo, doğru.)
***
-Kusura bakmayın Gülümser Hanım, kadın zorladı da... Bir şeyler yiyebildiniz mi?
-Ayak üstü hemen bir ton balığı açtım. Hızlı hızlı mideme oturdu. Etiketleri güncelleyecektim. Zil çaldı. Sen ne yedin?
-İştahım yok bu sıra. Pek yiyemiyorum. Siz kasada durun ben etiketleri güncellerim.
-Bozuk paraları sayamamışsınız.
-Dolaptaki tarihleri kontrol ederken sevkiyat tırı geldi de... Halledeceğim.
-Şu kedi de çok sırnaşık. Halbuki böyle kedileri sevmem; ama Müdür Bey seviyormuş.
-Galeta mı? Ben sizin çok sevdiğinizi düşünmüştüm.
-İsmi Galeta mı?
-Yok, ben ismi Galeta mıdır diye düşündüm. Kedilerden sizin gibi ben de pek hoşlanmam. (10 W ampul. Evet, led, az yakar.) Görür görmez sırnaşıklığını fark etmiştim.
-Ben kedileri severim aslında da böyle sırnaşıklar olanlardan hoşlanmıyorum. Tepene çıkıyor.
-Ben de...
***
Tırnaklarını dün gece boyamış. Kağıt sıkışınca tırnağıyla açtı cihazın kapağını. Başındaki tel tokayla açabilirdi oysa. Tırnağı kırılsaydı canı yanardı. Canım yanardı. Her işi başarıyor Allah'tan. Zafer kazanmış gibi sevindim tırnağıyla açınca. Etimolojik olarak zafer kelimesinin tırnakla bir ilişkisi olmalı. Zufur-zafer. Dişini tırnağına takıp çalışıyor Haseki Sultan. Haseki sultanlar savaşa çıkmaz ama... (Burada deneyemiyoruz yanıp yanmadığını. İade alırız.) 
***
Etiket güncellemesi bitti mi Salim Bey! 
-Bitmek üzere...
-Bu gece sayım var Salim Bey, biliyorsunuz! 
-Ne sayımı?
-Gülümser Hanım size söylemeyi unutmuş sanırım. Biz ayda bir, sistemde kayıtlı olan stok ile reyondakileri karşılaştırmak için akşamları kasa kapatıldıktan sonra el terminaliyle sayım yaparız. Gece on ikiye kadar sürebilir sayım. Şanslısınız, işin başında öğreneceksiniz her şeyi. Esnek çalışma saati ne demek, onu biliyorsunuz zaten.
***
Allah'tan başka bir şey istesem, diyemem. İstediğim oldu. Şarkıda, sensiz cennet bile sürgün sayılır demiş. Burası bir cennet değil desem Haseki Sultan gücenir. Çürüyen domatesleri ayıklarım. Yerli muzla, ithali karıştırmam, kodları farklı. Cevizi kırıp kırıp yemişler. Çöpünü de yerlere dökmüşler. Haseki Sultan'ın ayakları küçük. Bu terlikler tam ona göre. Fiyatı artmış. Yine de ucuz. Buradan bir şey alıp hediye etmek hafiflik olur. Son kullanma tarihlerini kontrol ettim. Yeni yufkalar altta, eskiler üstte diye müşteri alttan çekmiş, hepsi dağılmış. Bozuk paralar dört yüz seksen yedi buçuk lira. Darphane-i Âmire'de basılmış çil çil. Padişahın tuğrası bir tarafta. Sarı saçlı küçük kızın kumbarası bu. Babası üstüne para koyup scooter alacak esnek çalışma saatinde. Gece yarısına kadar buradayız. O da burada...
***
-Gülümser Hanım, kontör yüklenecekmiş.
-Bir dakika bakıyorum.
-Bakiyeniz yetersiz.
-Bir de şu kartı dene.
-Bu da yetersiz diyor.
-Yaa abisi! Kaç kuruşsa nakitten vereyim...
-Dört yüz seksen iki lira efendim.
***
Camsil nerede? Dıştan da silerim, içten de... Bugün hiç su içmedim. Susamadım, ondandır. Şimdi suyu görünce aklıma geldi. Bu camı beş defa silsem az. Beyaz tenli üzüm sirkesi...
-Üzüm sirkesi patlamış. Çabuk gelin.
-Tamam Hakan Bey.
***
Keskin sirke sadece küpüne zarar vermez. Beni aynamdan uzaklaştırır. Üstüm başım sirke kokuyor. Numunedeki parfümlerin sport olanı güzel kokuyordu. 
*** 
-Kasaya mı geldiniz Salim Bey?
-Zile siz basmadınız mı?
-Basmadım. İdare ediyorum şimdilik.
-Zil sesi duydum gibi geldi...
***
Zil sesi duymadın Salim. Ne yalancı oldun sen! Numara yapma! Dışardan gelen korna sesiydi bu. Yok ezan sesiydi. (Pişirme kağıtları üçüncü rafta. Hayır, hemen altında.) Akşam mı oldu? Havanın karardığının farkında değilim. Yeni gelen kolileri açayım o zaman. (Elde yıkama deterjanı en alt sırada...) Onun bir sevdiği yok. Olsa telefonla meşgul olurdu. Hiç mesaj attığını görmedim. Nereden göreceksin Salim? (Bu çorabın teki yok!) Yoksa yok... Telefonu mesai saatlerinde kullanmıyoruz ki Salim. Doğru, telefon yasak, yanımızda değil. 
***
-Ne yapıyorsun Salim?
-Depoyu düzenliyorum efendim. Eksik ürünleri tamamlıyorum arada.
-Bak Salim, bu mağaza, aylık hedeflerini daima tutturur. Bizim ciromuz düşmemeli. Fakat küçük sinek mide bulandırır. Bazı çocuklar hırsızlık yapıyor. Çalınan ürünün bedelini de biz ödüyoruz cebimizden. Sonra oyuncakları kutularından çıkarıp kırıyorlar. Bu da bizim hanemize yazılıyor. Öyleyse bu mağazanın güvenliği kim oluyor?
-Bilmiyorum efendim.
-Sensin, benim, Hakan Bey, Gülümser Hanım. Hepimizin bir görevi de mağazanın güvenliği. Görev tanımında bu yazılı, okumadın galiba... Gözünü dört aç!
-Tamam efendim.
***
Ne kadar çok ortak görevimiz var Haseki Sultan'la. O benim iş ortağım. 18153746 sarımsağın kodu.
-Soğanın kodunu biliyor musunuz Gülümser Hanım.
-Listede olması lazım.
-18144268 varmış, affedersiniz.
-Benim başım dönüyor Gülümser Hanım...
-Yüzünüz çok sarı Salim Bey, iyi misiniz?
***
-Başım dönünce dizlerim titredi. 3 numara bebek bezi kalmamış depoda. Başımı kasaya vurdum, ama mühim bir şey değil, yani buzluktaki tarihi geçmiş etlerden koysam alnıma... Üç harfli bir markette, yasak olur üç harfi söylesem... Sana karşı ayıp olur belki... Ben iyiyim... İn miyim, cin miyim, siz müşteriyi yine de bekletmeyin...

#uc-harfliler #mustafa-ozbilge #market-hikayeleri #calisma-hayati #edebiyat #kasa #insan-iliskileri

Yorumunuzu Ekleyin

Adı-Soyad
E-Posta
Yorum
İşlemin Sonucu
  • Yorumlar T.C. Yasalarına aykırı olamaz.
  • Hakaret içeren yorumlar, yayınlanmasa bile yasal mercilere iletilebilir
  • KVKK Kapsamında, bilgileriniz, yasal merciler hariç kimseyle paylaşılmaz.
  • Formda doldurduğunuz bilgiler ve IP adresiniz sisteme kaydedilir.
  • Yorumunuz onaylanıp yayınlandığında, sadece yorum, isim ve yorum tarih saati gösterilir.
Yorum Ekle

Yorumlar

Faruk Serkan
20.05.2026 / 14:23:25
Şu zor, karmaşık, kaotik çalışma hayatına isyan edesi geliyor insanın. Bu gerilimli, bunalımlı ortamdan okuyucu da etkileniyor; baş döndürüyor yazı. Ama bir taraftan da mesai bitmesin diyor insan; yarıda kalmasın aşk... Ve "Aşk" nasıl bir şey ki cehennemi cennete çeviriyor. Ve sen nasıl bir bütünün parçasısın ki hiç çalışmadığın bir ortamı tüm detaylarıyla böyle yaşayıp yaşayıp yaşatıyorsun bize de. Tüm üç harfliler "aşk" gibi olsa keşke... Tebrikler.

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Ağustos 2023 Güncel Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri, Taraklı Otobüs Saatler 2021, Taraklı Otobüs Tarifesi, Taraklı Sakarya ilk otobüs ne zaman? Taraklı - Sakarya Son Otobüs Ne zaman? Sakarya Taraklı İlk Otobüs Ne Zaman, Sakarya Taraklı Otobüs Saatleri, Taraklı Koop Otobüs Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.