Geri
Çınar Harita
Mustafa Özbilge Kapak Resmi
Mustafa Özbilge Mustafa Özbilge Dıngılım

"Hisar Bedesten"in Perdelediği Taraklı'yı Görememek

Mustafa Özbilge'nin sevgilinin gerdanına benzettiği Hisar Tepesi'nin bozulan siluetine dair köşe yazısı yayında...
Yayın: Güncelleme:

Bir ticari faaliyetin önüne dînî, millî/tarihî bir kelime-kavram geliyorsa çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü o dînî ve millî sıfatlar, ismin önünde genelde perdedir. Yani siz uygun olmayan bir iş yapacaksanız, yapacağınız işin başına; dînî bir sıfat getirirsiniz ve böylece insanların mukaddesata olan hürmeti sebebiyle o uygun olmayan iş ustaca perdelenir.
***
Hisar; tarihi ve kültürel bağlamı güçlü bir kelimedir. "Bir yerin korunması için yapılan yüksek duvarlı, kuleli, bâzan etrâfı hendeklerle çevrili küçük kale" diyor sözlük. Mesela Anadolu ve Rumeli Hisarı İstanbul için ne kadar semboliktir... Yine kelimenin başka bir anlamı da Kubbealtı Lugatı'nda mûsikî ile ilgili: "Mûsikîmizde beş buçuk asırlık bir birleşik makam." Hisar bûselik makamı meşhurdur örneğin...
***
Bedesten kelimesi de medeniyetimizde önemlidir. "İçinde kıymetli eşyâ, antika, mücevher vb. şeyler satılan, üstü kapalı çarşı" anlamındadır. Fakat bedesten dediğimiz eserleri, birer vakıf malı olarak inşa etmiş ecdadımız. Osmanlı döneminde inşa edilen bedestenler; daha çok camiler, medreseler veya imarethaneler gibi hayır kurumlarına, vakıflara sürekli gelir sağlamak amacıyla kurulmuştur. Mesela Edirne'deki Eski Camii'nin yan tarafında ona gelir getirecek Edirne Bedesteni vardır.
***
Bakın, tanımını verdiğimiz kelimeler; hem tarihimize hem de dinimize yönelik... Bu sebepten arkasından gelecek çirkinliğe bir nebze perde olabilmesi mümkün. Evet bir nebze diyorum, çünkü kör göze parmak sokarcasına bir yapı yükseltilmiş Taraklı'nın Ankara Caddesi'nde. Bu yapı, Taraklı'dan Geyve istikametine doğru, çıkışa gittiğinizde (susa boyu), solda kalıyor.
***
Küçük bir dereye attığınız fabrika atığı, o dereyi kısa sürede mahveder. Dere kokar, canlılar ölür. Herkes fark edebilir bu kirliliği; çünkü dere küçüktür. 
***
Taraklı da küçük...
***
Taraklı üzerindeki tasarrufumuza dikkat etmek zorundayız. Bizim için inşaatta bir kat daha yukarı çıkmak, basit ve masum bir tasarruftur; ancak o düşüncesizce çıkılan bir kat, ilçenin tarihî siluetinde çok büyük bir çirkinliğe sebep olur. Çünkü tabiatın ve tarihin birbiriyle kavga etmediği, aksine tam bir uyum içinde teşekkül ettiği bir beldemiz var.
***
Sevgilinin saçları, iki yandan gerdanına dökülür. Geyve istikametinden Taraklı'ya girdiğinizde, başınızı hafifçe sağa çevirdiğinizde, sizi en değerli taşlarla süslenmiş gerdanlığıyla bir sevgili karşılar Hisar Tepesi'nde. Ona kondurduğunuz öpücük, belki yıllarca çektiğiniz memleketinize olan hasretinizi söker alır. Eteklerinde badem ağaçlarıyla örtülü Hisar, camları akşam güneşiyle yanan tarihi konaklar ve tevhidi iliklerinize dek hissettiren Hisar Camii...
***
Proje diye tanıtılıp "Hisar Bedesten" adıyla yapılan blok yapı, Taraklı'nın estetik ve ilahi manzarasını mahvetmiştir. Nasıl ki yanlış işler; millî ve dînî kavramlarla sümen altı ediliyorsa burada "proje" adı altında da işe bir ciddiyet havası katılarak yine sümen altı edilmiştir. Unutmayın, Taraklı Belediye Parkı'nın meydan olarak betona boğulması da "proje" adı altında gerçekleşti.
***
Taraklı Belediyesi, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Çevre-Şehircilik ve bütün Taraklılılar... Herkes kusurludur bu meselede. Yapan şirket-tüccar kusurlu değildir. Çünkü onlar işlerini bilmekle mükellefler. Başarmışlardır da... Kimse bana imar kanunu, yapı ruhsatı, yapı denetimi, iskân belgesi, proje uygunluğundan bahsetmesin. Türkiye'de kitabına uydurmanın zor olmadığını herkes biliyor. Bazen kanunların kendisi, saf vicdanın önünde perdeye dönüşür.
***
Taraklı'nın en güzel yeri neresi? En tarihi bölgesi neresi? Taraklı'yı resmedenler, fotoğraf sanatçıları, yönetmenler nereye odaklanıyor? Şairler nereden ilham alıyor? Hisar Tepesi... Öyleyse "Hisar Bedesten" adı altında yapılan bu garabet bina, başka müteahhitler için misal teşkil etmeyecek mi? Ankara Caddesi boyunca, Aktepe Çay Bahçesi'nin oraya, hatta Termal'e kadar aynı Hisar-Bedesten'lerden pıtırak gibi yapılmasından bizi ne alıkoyacak bundan sonra?
***
Bilge Mimar Turgut Cansever, evlerin yerleşimi komşunun ışığını, rüzgârını ve manzarasını kapatmayacak bir şekilde, birbirine hürmet gösterir bir düzen içinde olması gerektiğini söyler. Yaptığın bina kibirden kaçınacak, fıtrata uygun olacak. Komşunun evlerine üstünlük taslamayacak. Çevreyle ahenk içinde olacak. Dînî ve milli olan budur. Yoksa para kazanmak maksadıyla giriştiğin bir işin başına "bedesten" demen "hisar" demen ancak bir şark kurnazlığıdır. Bilyazlı Mehmet Amca'nın bahçeli evine ikindi ve akşam güneşi artık vurmuyor. Rüzgârı ve manzarası da kesilmiş. Hisar-Bedesten, Kepçeci Fevzi Ağabey'in evini kibirle eziyor. Nerede millî-manevî hassasiyet?
***
Taraklı merkeze bir ya da iki katlı, hatta üç katlı müstakil, bahçeli evler yapılabilir. Çok katlı blok binalar ise açılacak yeni yerleşim sahalarına, eski Taraklı'nın dışına yapılmalıdır. Gelin görün ki bugün Taraklı'da bir kriz yaşanmakta. Bu durum böyle devam ederse Taraklı'nın dar sokakları tıkanıp kalacak ve Taraklı'nın tarihî/yaşlı kalbi yapılacak bypassı da kaldıramayacak.
***
Taraklı'da hiçbir idarecinin böyle bir hassasiyeti yok mu? Aşağı Mahalle, Yukarı Mahalle demeden her yere çok katlı blok binalar maalesef yapılabiliyor. Kanun, müteahhitlerden taraf olunca bu ucube yapıları -sırf konut açığı kapansın diye- isteyen istediği gibi dikebilecek mi? 
***
Gidin görün kendi gözlerinizle -ki o gözler önceden perdelenmediyse- bu yazdıklarım size bir şey ifade edecek. Gidin, "Hisar-Bedesten"in henüz tamamlanmamış haline yakından bakıp sevgilinin gerdanını oradan görüp öpebilmeye çalışın, öpebilirseniz... Bu vesileyle "hisar bûselik" makamından şu şarkıyı sizlerle paylaşayım ben de... 
***
Beste: Servet Yesâri Bey.
Güfte: Hasan Âli Yücel.
Münip Utandı'nın sesinden dinleyebilirsiniz.
***
Bir hâdise var, can ile cânân arasında
Kaldım yine bir âteş-i hicran arasında
Bir tîr-i kazâ var yine müjgân arasında
Kasdetmek için câna bir imkân arasında

#gerdan #opmek #tarakli #siluet #hisar #bedesten #perde #anadolu #rumeli #edirne #buselik

Yorumunuzu Ekleyin

Adı-Soyad
E-Posta
Yorum
İşlemin Sonucu
  • Yorumlar T.C. Yasalarına aykırı olamaz.
  • Hakaret içeren yorumlar, yayınlanmasa bile yasal mercilere iletilebilir
  • KVKK Kapsamında, bilgileriniz, yasal merciler hariç kimseyle paylaşılmaz.
  • Formda doldurduğunuz bilgiler ve IP adresiniz sisteme kaydedilir.
  • Yorumunuz onaylanıp yayınlandığında, sadece yorum, isim ve yorum tarih saati gösterilir.
Yorum Ekle

Yorumlar

Gürhan Korkmaz
1.06.2026 / 10:21:59
Söylediklerin hemen hemen bütün Taraklıların düşündüğü, hissettiği şeyler. Ancak insanlar; kişileri gücendirmemek, kötü olmamak için bunları söylemekten imtina ediyor. Hakkın hatrının herkesin ve her şeyin üzerinde oldugunu bize bir kere daha hatırlattığın ve Taraklı''''ya bir kez daha sahip çıkmaya çalıştığın için teşekkür ediyoruz.
Ömer Faruk Çakar
1.06.2026 / 12:38:36
Kaleminize sağlık Mustafa hocam. Ben Taraklılı değilim. Ancak lise yıllarından beri bu güzide beldeye müteaddit defa gelmiş, havasını teneffüs etmiş, ekmeğini yemiş, suyunu içmiş biriyim. Böyle tarihî, kültürel dokusu olan bir mekânı hoyratça kullanma cüretini kendinde gören nadanların olması esef verici. Üstelik bu durumun "milli ve manevi" "saiklerle" yapılıyor olması bizim daha çok alacak yolumuzun olduğunu yüzümüze çarpıyor. Basiretli yöneticilerimizin inisiyatif alması ile bu yanlıştan çok geç olmadan dönüleceğine ve var olan bu maddi imkanların daha hayırlı işlerde kullanılacağına inanıyorum.
TUGAY ATALAN
1.06.2026 / 12:45:33
Yapılmak istenen, sadece Taraklı özelinde değil; maalesef, tarihi dokusu bozulmamış ve bakir durumdaki birçok mahalde insanla mekanın bağının koparılması ve ticari kaygı ve menfaatlerin, tarihi ve manevi bağı zedeleme girişiminde öteye geçmemektedir. Geyve, Göynük, Taraklı gibi sokakları huzur kokan, tarihin dilsiz tanığı memleket ve can parçalarımızı sıkça ve severek gezen biri olarak bu tip yapıların, sırf ticari kazanç uğruna zarar görmesinin, tarihi bağlara zarar verdiğini, anılara, geçmişe yapılacak bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Oraya yapılacak işletme yada konutların mali karşılıklarının şehrin ayak serçe parmağından kesilecek tırnakla dahi eşdeğer tutulamayacağı kanaatindeyim.
Resul Tanır
1.06.2026 / 15:47:20
Hocalarım ve arkadaşlarım vesilesiyle ara ara ziyaret ettiğim Taraklı’nın bu denli “modern” yapılarla tarihi ve geleneksel yapısını kaybetmesi üzücü. Duyarlılığı için hocamızı tebrik ederim 👏🏼 inşallah yazılanlar dikkate alınır.
HAYRİ SAVAŞ KURNAZ
1.06.2026 / 16:46:33
Çok doğru tespitler , size katılıyorum,kaleminize sağlık.
F Serkan
1.06.2026 / 16:52:58
Olana çare yok. Ama sonrası için geç sayılmaz. Geçmişte de burada yazılanlara örnek teşkil eden birçok blok bina yapıldı. Taraklı’da yaşayan biri olarak biliyorum ki Taraklı''''nın konut açığı var. Fakat bu meselenin vasatı/ortası bir şekilde bulunabilir. Kadastrocu bir arkadaşa sormuştum: "Neden yeni yerleşim alanları açılmıyor" diye... "Taraklı''''nın imara açık boş alanı çok, oralar dolmadan yeni bir alan açılmaz” demişti. İyi ya.. Bahçeli, müstakil konut yapılsa bu boş alanlar daha çabuk dolmaz mı O zaman da hem mevcut hâl korunup hem de baştan planlanabilir yeni imar alanlarının önü açılmaz mı Yazıda geçen "Eski Taraklı" vurgusu ne kadar önemli. Çok geç olmadan; "Eski Taraklı" korunup "Yeni Taraklı" yeni alanlara kurulmalı. Bunu uygulayacak yegâne güç ise devlet. Yoksa arsa sahibinden, bina edene kadar hepimiz insanız ve insan olarak fazlasını istiyoruz. Fakat insana sınırı "kamu" koyar; "kamu" ise gücünü "kamuoyu"ndan alır, almalıdır. Eski-Yeni hâliyle komşumuz Göynük uzağımızda değil. Eski Safranbolu-Yeni Safranbolu örneği de... Bu yazı kamusal/Ortak bir akla vesile olsun.
Ali BOSTANOĞLU
1.06.2026 / 17:11:23
Yazıyı bitirince aklıma şu hadis-i şerif geldi: "İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle (müdahale ederek) düzeltsin. Buna gücü yetmezse diliyle (uyararak) düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle (ona) buğzedip karşı koysun. Bu ise imanın en zayıf derecesidir." (Müslim, Îmân 78) Mükellef olduğumuz şeyi herkes adına dile getirmişsin abi. Günümüz ‘‘Modern’’ dünyasında iyi-kötü, fayda-zarar ilişkisi içinde maalesef zihinler allak bullak olmuş durumda. "Her şeyin bir fiyatı vardır. Size ''''huzur verdim'''' diyenler, bizden ne aldıklarını da söylesinler." der şair. Hizmet etmek, ihtiyacı gidermek adı altında güzel, kıymetli olanı mahvetmenin; ‘‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’’ düşüncesiyle yaşananlara seyirci kalmaktan bir farkı yoktur. Çünkü mesele yalnızca bir bina meselesi değil; bir bakışın, bir vicdanın ve bir medeniyet tasavvurunun meselesidir. Bize emanet edilen şehirler, sokaklar, dağlar ve manzaralar sadece bugünün değil, yarının da hakkıdır. Bir yere değer katmak ile onun ruhunu elinden almak arasındaki farkı görebilmek gerekir. Taraklı''''nın taşında, sokağında, siluetinde biriken hatıraya sahip çıkmak da en az onu inşa etmek kadar kıymetlidir. Allah kalemine kuvvet versin.
İbrahim Ethem
1.06.2026 / 20:27:11
Bir taraftan Taraklı''''nın tarihi dokusu, evleri ve doğasının güzelliğiyle övünülürken diğer taraftan bu güzelliğe zarar verecek işler yapılıyor. Ağaçlarının altında serinlediğimiz, çocukluğumuzun geçtiği park kimseye sorulmadan birilerinin kararıyla betona gömüldü, o kadar yer arasından toki evleri kabak gibi tepemize dikildi, şimdi de bu. Bugün ağaçlardaki eriğe kiraza dadanan yabancılar yarın bir gün Taraklı''''daki arsalara dadandığında, parayı basıp burnumuzun dibine kafalarına göre bina dikmeye kalktığında hangi yüzle tarihi dokudan, güzellikten bahsedip yapmayın diyeceğiz
Ebubekir Duran
1.06.2026 / 23:09:35
Taraklı''''yı insanımızın nazarında özel kılan şey, ona kendi özünü hatırlatmasıdır. Bozulmamış, genleriyle oynanmamış bir ata tohumu gibi bizi geçmişimize bağlamasıdır. Mesele sadece tarihî silüeti bozan bu yapı değildir; bununla birlikte devam etme tehlikesi taşıyan ve Taraklı''''yı yapay bir geçmiş nostaljisine dönüştürecek yapılaşmadır. Daha tehlikelisi ise Osmanlı mimarisi süsü verilerek inşa edilen yapılardır. Bu ata yadigârı beldeye sahip çıkmak ve bu yazıdan hareketle bir bilinç oluşturmak, her vicdan sahibi insanın vazifesi olmalıdır.
Kilcilerli
4.06.2026 / 23:13:13
sen yap, hallederiz düzeni

YAZARIN SON YAZILARI

Üç Harfliler

Üç Harfliler

Mustafa Özbilge'nin Üç Harfliler üzerine yazdığı hikayeye ne kadar uzağız?
Keşke Bir Yalan Olsak

Keşke Bir Yalan Olsak

Mustafa Özbilge, sömürülen tabiatın ve büyük hırsızların yalanlarının gölgesinde, yurtsuzlaşan insanın dramını kaleme alıyor.
Hızır-İlyas Nereden Geçer?

Hızır-İlyas Nereden Geçer?

Mustafa Özbilge yeni deneme yazısıyla Hızır-İlyas'ın nereden geçip geçmediğine bakmaya çalışıyor.
Metne Bağlı, Metîn Dostluklar Kurmak (53)

Metne Bağlı, Metîn Dostluklar Kurmak (53)

Mustafa Özbilge, "metin" kavramı üzerinden küresel kumpaslara karşı direnmenin ve sağlam dostluklar kurmanın yollarını sorguluyor.
Askıya Çekilmiş Bir Hayat

Askıya Çekilmiş Bir Hayat

Mustafa Özbilge'nin Taraklı'daki bir kahvehane üzerinden kaleme aldığı hikayesi yayında...
Söz Katilleri Karşısında Amal Halil

Söz Katilleri Karşısında Amal Halil

Mustafa Özbilge, İsrail'in tehditlerine boyun eğmeyen cesur gazeteci Amal Halil'in hikayesini ve sözün gücünü kaleme aldı.

GENEL BİLGİLER

Taraklı

Taraklı

Taraklı Nerede, Taraklı'nın tarihi ve coğrafi özellikleri
Taraklı Otobüs Saatleri

Taraklı Otobüs Saatleri

Ağustos 2023 Güncel Taraklı - Sakarya Otobüs Kalkış Saatleri, Taraklı Otobüs Saatler 2021, Taraklı Otobüs Tarifesi, Taraklı Sakarya ilk otobüs ne zaman? Taraklı - Sakarya Son Otobüs Ne zaman? Sakarya Taraklı İlk Otobüs Ne Zaman, Sakarya Taraklı Otobüs Saatleri, Taraklı Koop Otobüs Saatleri
Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'da Gezilecek Yerler

Taraklı'ya geldiğinizde gezilecek yerler neresidir? Taraklı'nın en popüler gezilecek yerleri yazımızda.
Taraklı Termal Turizmi

Taraklı Termal Turizmi

Taraklı'da termal turizmi, Türkiye'deki belli başlı noktalardan biri haline gelmiştir.