Bende Hayır Diyorum
Bitaraf olmam istendiği için, büyüklerimin sözünü dinlediğim için bende Hayır diyorum. Çünkü kişiliğimde bertaraf olmayı kabul edemiyorum. Son iki aydır tüm enerjimizi, tüm gücümüzü bu işlere ayırdığımız için ve benden bir sürü maddeyi bir seferde cevap vermem istendiği için, seçme hakkım elimden alındığı, benim anlayamadığım demokrasi anlayışı için hayır diyorum.
Ülkemi kutuplaşmaya götürdükleri için, aile içimizde, arkadaş çevremizde kullanmadığımız kelimeleri kampanyalarında sarf ettikleri için, çamur at izi kalsın siyaseti yürüttükleri için Hayır diyorum.
Tarafların anlaşamadığı 2 madde varken toplam 26 maddeden 24 ünü herkes kabul ediyor. Peki, taraflar 24 maddeyi neden önümüze getiriyor. Bu maddelere çoğunluk evet diyorsa niçin anlaşamadılar. Diğer 2 maddeyi daha sonra görüşemezler miydi, ? Ve bu 2 madde neleri değiştiriyor, kime yarar sağlıyor, 2 madde için değişikliği taraflarda, kurumlarda kabul ediyor, lakin değişiklik stratejisinde anlaşamıyor.
Peki, tarafları toplayacak uzlaşma yolu bulacak kişiler kimler, neden ben yaptım doğrudur politikası izliyorlar. Yeni bir Anayasa hazırlanırken toplumun tüm katmanlarını bir araya getirip görüş almak varken, bizim düşüncemiz doğrudur mantığıyla hareket ediyorlar. Allah’ımın yarattığı düzene karşı geliyorlar, bilmiyorlar mı, hiçbir canlının fiziksel olarak birbirine benzemediğini, bırakın fizikselliği, hiç birimizin düşüncesinin, fikrinin, zikrinin birbirine uymadığını. Neden tek tip düşünen insan yaratmaya çalışıyorlar.
Ve bir büyüğümüz çıkıyor Hayır oyu kullananın aklından zoru vardır diyor. Neden benim aklımla uğraşıyorsunuz. Biz; sizi ailemizin reisi bildik, aşımızla, işimizle, bizi daha refaha çıkartın derken siz benim aklıma hükmetmeye çalışıyorsunuz. O zaman insanların yerine robotlar yapın, ne derseniz yaparlar onlar.
Büyük yerlerde ve kocaman adamlar için bazı şeyler önemli değil ama küçük yerlerde insanları nasıl kutuplaştırdıklarının artık farkına varması lazım birilerinin, evet ve hayır cephesi olarak kahvehanelerin bile bölündüğü, kişilerin birbirine farklı gözle baktığını göremiyor mu bizi idare edenler. Ülkemizin son 2 aydır başka sorunu hiç yok mu, dünyada neler değişiyor kimse kafa yormuyor, varsa yoksa referandum. Ne kadar paramızı çarçur ettik, ne kadar emeğimiz boşa gitti bilen var mı? Ramazan ayında bu sıcaklarda insanları meydanlara topladınız, hiç mi içiniz sızlamadı, hiç mi üzülmediniz kişileri taraf olmaya zorlarken.
Ve oyladığımız şey Koca bir Ülkenin Anayasası, benden buna cevap vermemi istiyorsunuz. Bizim hiç yok mu Anayasa Profesörlerimiz, yok mu hukukçularımız, kaçımız hukuk okudu, kaçımız Anayasamızı inceledik. Neden benimde bir Anayasa Profesörü gibi bilgili olma mı istiyorsunuz. Ve bizler seçimlerde sizin istediğiniz, bize bu kişi Milletvekili olacak dediğiniz, ben onlarla çalışırım dediğiniz, kişileri seçtik. O zaman çözün kendiniz.
Büyük bir sorunda, 30 yıl önceki insanları ağzınıza doluyorsunuz, 30 yıl önce karşı çıkmayan tepki vermeyen insanlara bunu anlatıyorsunuz. Bırakın sevabı ile günahıyla onları. Boş yere üzülenlerin, acı çekenlerin acılarını bizler paylaşıyoruz, bunun üzerinden ruhumuzda yeni yaralar açmayın. Dünya ileriye bakarken, yüzyılın planlamasıyla uğraşırken bizleri hala geçmişe götürme zihniyetine Hayır diyorum.
Not: Farklı bir konu ama bence önemli, Dünya Basketbol şampiyonası ülkemizde yapılıyor, bizim dışımızda 4 tane Müslüman ülke var, İran, Ürdün, Tunus ve Lübnan, hiç birinin gruptan çıkma şansı yok, tek Müslüman ülke olarak bizim şansımız var. Birincisi ne kadar farklı bir ülke olduğumuz, kendimize daha büyük yollar çizmek varken, kendimizle hesaplaşmayı seçiyoruz. İkincisi ise Türkiye, Rusya maçında Büyük izleyicilerimiz var diye, gösteri kızlarımızın sahaya çıkmaması. Neden diye soruyorum ama cevap bulamıyorum.

