Sevmeli
SEVMELİ
Sevmeli çığlıktan gözleri,
katran karası elleri,
bıçak sırtında ömür sürenleri,
ülküsünden asla dönmeyenleri,
sevdasından vazgeçmeyenleri.
Hem de ölesiye,
öyle derin, öyle deli,
öyle çok sevmeli.
Buzdağının ucudur acı,
yürektedir gerisi...
Öleceğini bilmek midir
bizi böyle keskin yapan?
Bazen kötü, bazen iyi,
bir o kadar da zırdeli!
Sevmeli zamansız mühürler gibi,
anları sonsuza mühürler gibi.
Sevmek dua mıdır,
en kadim ibadet mi?
Yine, yeni, yeniden,
ille sevmeli.
Ruhum mudur, yüreğim yerine
sen diye çarpan?
Kâğıt mıdır şiirlerce
mürekkebime tapan?
Rüzgâr mıdır çiçekleri
okşayıp kokan?
Boş ver...
Aşk değilse,
unut adımı!
Faili meçhulüyüm kalbin;
gün sayıyor masumiyetim.
Sevmeli,
hiç değilse bir kıvılcım gibi.
Oysa ateş böceği değilim ki...
Yine de umutla,
aşkla sevmeli.
Buzdağının ucudur acı,
yürektedir gerisi...
Sevmeli tüm acılar unutuluncaya,
bütün sebepler duruluncaya.
Sevmeli tüm yaralar kuruyuncaya,
bütün yıldızlar susuncaya.
Sevmeli, sevmeli,
illa sevmeli...
Sevmeli son seven bizmişiz gibi,
aşkın ilk tabusunu yıkarmışız gibi.
Sevmeli boşluğa düşermiş gibi,
baharda toprağı avuçlar gibi.
Sevmeli yağmuru öpermiş gibi,
sırılsıklam gökleri kucaklar gibi.
İklimler boyu yediverenim,
isyanlar, denizler, çocuklar gibi.
Sevmeli, sevmeli,
illa sevmeli...
Sevmeli yeniden doğar gibi,
her an, her saniye boğulur gibi.
Sevmeli, boğulurken
nefes alır gibi.
Cennet mi cehennem mi?
Ne akla sığmalı ne izan etmeli;
sevmeli, arafta gün sayar gibi.
Öyle sınırsız,
öyle derin,
öyle çok...
Hesapsızca sevmeli.
Bir kez olsun
böyle sevilebilmeli.
Mehmet Burak ŞENOL

