CAZİBE
okumadığım kitaplar kadar cahil,
sustuklarım kadar tecrübeli,
ve konuştuklarım kadar safım.
yakındıklarım kadar şükrüm de var.
ve yanıldıklarım kadar ögrendiklerim...
sevdim, nefret de ettim.
sevildim, nefret de edildim.
ben insanım; su gibi saf, su gibi kirli...
gün gibi aydınlık, gece gibi karanlık.
kavuşamasam da tüm hayallerime,
iyilerimle kötülerim karışırken birbirine,
benim bu süzülerek silinen zamanın içinde.
ne desem, nasıl desem;
belki anlamazsın şimdi sen...
kalbime ağır gelir cürümlerim.
lakin umutsuzluk değil;
unutulmuşluğun cazibesidir iltica ettiğim.
yüzüme çizgilerini çizen kalemin istibdatı
böyle tecelli etti ikrarı.
omzumda arz, alnımda mahşer;
böyle yaşamak ölmekten beter.

